<

Nuri Paşa

Tarih: Çarşamba 30 Haziran 2010
Yazan: İSMET BORA BİNATLI yazar listesi e-posta :  içerik öğesi yazdır :  içerik öğesi pdf dosyasını oluştur :  içerik öğesi
Bak: Köşe Yazıları > İsmet Bora BİNATLI
Yorum(lar): 0
Görüntülenme: 136
Oylanmadı -

NURİ PAŞA

Azerbaycan’a gittiğimde Azeri Türklerinin kardeş gözüyle baktıklarını büyük sevgi ve ilgi gösterdiklerini daha önce yayımladığım makalemde uzun uzun anlatmıştım.Ancak Bakü’de ,özellikle Şamahı’da Türk mezarına gösterilen saygı ve büyük Türk komutanı Nuri Paşa’ya gösterilen vefa duygusu beni çok etkilemişti.

Uzun zamandır Nuri Paşayı araştırma ihtiyacım vardı ama Azerbaycan’nın yetiştirdiği ve halen yaşayan en ünlü şairlerden Sn.Neriman Hasanzade’nin, Nuri Paşa hakkında yazdığı şiiri Türkiye Türkçesine çevirip yayımlama işine öncelik tanıdığım için,araştırma biraz gecikmiş oldu. Ama şiir beni o kadar etkiledi ki artık bir an önce bu görevi yerine getirmemin şart olduğunun farkına vardım.

Nuri Paşa 1881 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Büyük Atatürk’le aynı yıl doğmuş olması güzel bir tesadüftür diye düşünüyorum. Kendisi İttihat ve Terakki Cemiyetinin kurucusu olan ve Osmanlı tarihinde büyük etkileri bulunan Enver Paşa’nın üvey kardeşidir.

Osmanlı Devleti, 1.dünya savaşında dört yıl boyunca yedi cephede dönemin en güçlü devletleriyle savaşmak zorunda kalmıştır. Her tarafta bir cephe açılmışken o tarihte Azerbaycan’ın durumu da farklı değildir. Azerbaycan’ın her alandaki ilerlemesi kasten engellenmektedir. 1918 yılında Azerbaycan işgal edilir. Bir çok şehri ele geçirilir. Düşman işgalcilerin Şaumyan’ın idare ettiği hareketi, tümüyle halka yönelir ve Bakü’de Türklere karşı 18 mart – l Nisan 1918 tarihleri arasında büyük boyutlara ulaşan katliamlar yapılır. Bu zaman zarfında 12000 Azeri Türkü şehit edilir. Halkın yarısı da şehri terk etmek zorunda kalır.

Bu haberler İstanbul’a ulaştığında Enver Paşa kardeşi Nuri Paşa’yı Kafkas İslam Ordusunu kurmak amacıyla Azerbaycan’a gönderir. Azerbaycan’ın tek umudu Türk ordusudur ve ordu Azerbaycan’a geldiğinde halk bayram eder yollara dökülür.25 Mayıs 1918 tarihinde Gence’ye gelen Nuri Paşa burada çalışmalarına başlar. Ordu hazırlıklarını tamamladıktan sonra Nuri Paşa komutasındaki birlikler, işgalcilerin eline geçen Salyan-Ağsu- Kürdemir ve Şamahı’yı geri alır. Bakü hala düşmanın işgali altındadır. Rus v Ermenilerin müşterek zülmu altında kalan Bakü’yü ilk kurtarma harekatı başarılı olmaz.Halk çok çaresizdir ve Nuri Paşa’ya şu mektubu yollarlar. “ Ey Türk askeri.Eğer sen Bakü’yü alamazsan, Bakü’de senin için hazırlanan sofralar konaksız kalacak, senin için kesilen kurbanlar düşmana kalacak.eğer sen bu şehri alamazsan, Müslüman gelinlerin duvaklarını düşman yırtacak,senin muzaffer olman için kalkan elleri zalimler kesecek”. Buna benzer ifadelerle halkın içinde bulunduğu durum anlatılmağa çalışılır.

İkinci Bakü hücumunda düşman birlikleri Türk ordusunun hücumlarıyla etkisiz hale getirilir, düşman bozguna uğratılır ve şehir işgalcilerin elinden kurtarılır. Halk, Nuri ve Halil Paşaları kurtarıcı sıfatıyla karşılar. Onların sayesinde Azerbaycan’ın başkenti hürriyetine kavuşmuş olur. Hatta bu günün kurban bayramına denk gelmesi gibi bir güzellik, onların çifte bayram yapmasına vesile olur.

Türk ordusu bütün bu cephelerde yaptığı çarpışmalarda yüzlerce şehit vermiştir. Bu cephelerden biriside Şamahı’dır.

Rus ve Ermeni işgalciler yetmezmiş, onların mezalimi azmış gibi, Türk ordusunun önünü kesmek için İngilizler de küçük bir birliklerini Bakü’ye yollayarak Kafkas İslam Ordusunun önünü kesmeğe uğraşmışlarsa da Nuri Paşa’nın kuvvetleri tarafından bunlar da hezimete uğratılmışlar ve sinsi planlarını gerçekleştirme imkanı bulamamışlardır. 15 eylül 1918 tarihinde Bakü düşman işgalinden kurtarıldıktan sonra bir kısım asker Dağıstan’a geçmiş ve burayı da düşmanın elinden alarak Osmanlı Devleti sınırlarına katmıştır.

Şamahı’da bulunan şehit mezarı Azeri Türklerinin hürmet ve ilgisi ile bakımında olmuştur daima. Bu yüzden nice yıllar Ruslar çeşitli baskı yapmışlarsa da bu mezarlara olan ilgi ve dikkat asla kaybolmamıştır. Azerbaycan’ın yetiştirdiği en büyük şair Bahtiyar Vahapzade Tenha Mezar adlı şiirinden birkaç mısraı bu mezar taşına kazdırmış ve gelen geçenin görebileceği bir yere astırmıştır. Yolculara hitap eden şiir şöyledir:

Yolun kenarında tenha bir mezar/Üstünde ne adı var ne soyadı/ey yolcu arabanı eyle bu yerde
Soruş kimdir yatan tenha yerinde/O bir Türk zabiti kahraman,metin/Doğma kardeşine yardıma geldi/
Kırgına tutulan milletimizin/Haklı savaşına yardıma geldi/Uzaktan hay verip senin sesine
Geldi, geldi,dönmedi öz ülkesine/Düşman saflarını o ,soldan sağa/Biçip destesiyle cepheyi yardı/Toprağın uğruna düşüp toprağa/Senin toprağını sana gaytardı/Özü, koruduğu hem can verdiği/Yolun kenarında defnedildi o/Uğruna canını kurban verdiği/Toprağı özün vatan bildi o,/Yolcu arabanı bu yerde durdur./O mezar önünde sen tazim eyle/Saygı duy,dua ver onun ruhuna/Ayak bastığın yer borçludur ona.

1918 de başlayan zulüm ve baskı döneminden günümüze kadar nöbetini bi hakkın tutan Türk şehidi,Azerbaycan halkının kalbinde onlara verebileceği en değerli hediyeyi, canını vererek taht kurmuştur. Rusların Türk isimlerini yasakladığı dönemlerde bile Türk mezarı Türk isminin muhafazasında manevi bir destek olarak abideleşmiş ve kalmıştır. Azeriler o mezarın yanından geçerken minnettarlıklarını bir Fatiha ile ifade ederlerken, o mezarda Türkün kudret ve ihtişamıyla yıllardır o halkı canı gönülden selamlamağa devam etmektedir.

Nuri Paşa cumhuriyet döneminde Killigil soyadını alır. Savaştan sonra Almanya’da yaşamaya devam eder. O da kardeşi Enver Paşa gibi Almanlara sıcak bir yakınlık duyar ve bunu milli hislerinin kuvvetiyle manalandırır. 1938 yılında Türkiye’ye dönen Nuri Paşa kurduğu fabrikada tabanca ve sair askeri teçhizat üretimi yapar. İkinci dünya savaşı sırasında da yine aynı Turancılık düşüncesine sadık kalarak Alman’larla yakın ilişki kurar.

Bakü fatihi Nuri Paşa 1949 yılında sebebi henüz belirlenemeyen ve kendi fabrikasında meydana gelen bir patlamada hayata gözlerini yumar.

Günümüzün büyük Azeri şairi aziz dostum Neriman Hasanzade’nin Nuri Paşa için yazdığı o muhteşem şiirden birkaç mısra ekleyerek ve işgal sonrası aziz komutanın söylediği sözleri naklederek onu rahmetle anıp satırlarıma son vermek istiyorum.

“Kardeş Azerbaycan Türkünün menfaati her bir Türk için kutsaldır. Eğer Azerbaycan’ın özgürlüğü için yeni kurbanlar gerekirse ona da hazırız. Nuri Paşa”

Sayın Neriman Hasanzade Poemasının başında diyor ki “Azerbaycan halkı müttefiki Türkiye goşunlarını büyük sevinçle karşılıyar ve onların gelişine bayram ederdi”. Şimdi ünlü Nuri Paşa şiirinden birkaç mısra ilavesiyle yazıma son vereyim.

Nuri Paşa at belinde Türkiye’den kars’tan gelir
Azerbaycan diye diye, yaralanmış arslan gelir

Nuri Paşa arkasıza arka gelir/…
Yiğitlerin yanlarında/ Hücum diyen yiğit gelir
Azerbaycan senin için/ Gör nice bin şehit gelir
Bu damara o damardan/ Bak o kandan bu kan gelir
Sen gelince Nuru Paşa/Daha bir çok civan gelir/…
Türk can verdi bu toprağa/Azerbaycan diye diye
Tarih seni okuyorum/ Ben Türk’e can diye diye…

Neriman Hasanzade.

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayın.
Köşe yazarlarımızı görmek için tıklayın.


Yorum yazmak için buradan üye olun

Öğrenmeye gönül veren sitemiz birharf.net'e hoşgeldiniz!..