ankara

Kanımda Kıvılcım Canımda Ateş / Osman BABUŞÇU

Tarih: Çarşamba 30 Haziran 2010
Yazan: SEVİNÇ ATAN yazar listesi e-posta :  içerik öğesi yazdır :  içerik öğesi pdf dosyasını oluştur :  içerik öğesi
Bak: Köşe Yazıları > Sevinç ATAN
Yorum(lar): 1
Görüntülenme: 528
 10.0 - 1 oy -



KANIMDA KIVILCIM CANIMDA ATEŞ / Osman BABUŞÇU


Merhaba sevgili dostlar;

Bugün yine eserleriyle Türk Müziği sevenlerin gönüllerinde iz bırakan, değerli bir bestekârımız ile sanata dair söyleşecek, halkımızın “Ankara’da Bekliyorum” “Kanımda Kıvılcım Canımda Ateş” ”Bir Sen Bir Ben Bir Allah Bilir” “Gözlerin Yeter” gibi unutulmaz şarkılarıyla tanıdığı, sevdiği Osman Babuşçu’yu sayfalarımıza konuk etmenin mutluluğunu yaşayacağız.

-Merhabalar Sayın Babuşçu, öncelikle bu güzel sohbete katıldığınız için çok teşekkür ederim.

-Merhaba Sevinç Hanım, Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben de size teşekkür ederim.

-Efendim, adetimiz olduğu üzere kısa bir yaşam öykünüzle sohbetimize başlayabilir miyiz?

-1950 Yılında Isparta’da doğdum. İlk orta ve lise tahsilimi orada tamamladım. 1969 Yılında Kara Harp Okuluna girdim, 1972’de Levazım teğmeni olarak mezun oldum. Yurdumuzun birçok yöresinde çok sevdiğim askerlik görevime devam ederken, müzik çalışmalarıma da hiç ara vermeden devam ettim.

2000 Yılında, son olarak altı yıl süreyle görev yaptığım Milli Savunma Bakanlığı Özel Müfettişliğinden, kendi isteğimle Levazım Albay rütbesindeyken emekli oldum.


-Müziğe olan ilginiz ne zaman başladı?
-Müzik Allah’ın bir lütfu olarak içimde her zaman vardı. Beni henüz ilkokula gitmediğim çağlarımda bile mıknatıs gibi çekerdi. Hayatımın her döneminde müzik var olmuştur. Benim yaşantımın vazgeçilmez bir uğraşısıdır.

-Genelde olduğu gibi, sizde de bu eğilim aileden mi geliyor?

-Öyle sayılabilir. Rahmetli dedem, çok güzel sesi ile ünlü Hafız Tahir, zengin bir babanın oğlu. O yıllarda müzikle ilgilenmek bazı çevrelerde pek hoş karşılanmadığından, hafız olarak sesini duyurmuş, herkesin hayranlığını kazanmış bir kişi. Aynı anda beş ayrı camide ezan okunurken, dinleyenler “İşte şu hafız Tahir’in sesi” diye tanır ve takdir ederlermiş. Öylesine güzel ve etkileyici bir sese sahipti.

Ayrıca annemin ve bütün dayılarımın da sesi çok güzeldi. Benim sesim de onlara çekmiş herhalde. Ancak ses güzelliği ayrı, bestekarlık ayrı bir şey.


-Haklısınız… Geriye dönüp baktığımızda, musikinin çocukluğunuzdan itibaren hem gönlünüzde, hem kulağınızda, hem ruhunuzda yer etmiş olduğu anlaşılıyor.

-Tabi, bendeki bu eğilim az önce de belirttiğim gibi, ilkokul öncesi yaşlarımdan itibaren belli olmuştu. Daha okula başlamadan neoklasik ve fantezi olarak adlandırılan şarkıların ve halk türkülerinin pek çoğunu ezberlemiştim, diyebilirim.

Lisede Müzik öğretmenim Veli ARSLAN yönetimindeki Türk Halk Müziği korosunun faaliyetlerine dilsiz kavalla katılıyordum. Lise 2.sınıfı Rize’de okuduğum dönemde, arkadaşlarımla kurduğum Türk Sanat Müziği ve Batı Müziği gurupları ile müzik çalışmaları yapıyorduk. Yine o yıllarda, Rize Lisesi müdürü Firuz HEKİMOĞLU hocamın verdiği, klasik batı müziği bestekarlarına ait eserlerin taş plak koleksiyonunu dinleyerek, Klasik Batı Müziğini ve bestekarlarını inceleme şansım oldu.

Benim lise çağlarımda iki ayrı idealim vardı. Ya radyo ses sanatçısı veya asker olmak…

O dönemde radyo sınavları çok uzun aralıklarla açılırdı. 1966’da açılan sınava henüz öğrenci olduğumdan katılmam mümkün olamamıştı. Bir dahaki sınavın açılmasını beklemek uzun zaman alabilir düşüncesiyle çok sevdiğim askerlik mesleğine girmeyi tercih ettim.

Ne mutlu bana ki, hem asker olarak vazifemi yapma hem de müzik çalışmalarına devam etme şansım oldu.

Harp Okulu son sınıf öğrencisi iken, Isparta Askeri Hastanesi’nde yedek subaylık görevini yapmakta olan bestekar Dr.Teoman ÖNALDI ile tanıştım.

Teoman bey gerçekten çok değerli bir müzik adamı ve örnek bir insandır. Kendisinden ilk defa sistemli olarak Türk Müziğine ait nazari dersler aldım. Yine onun teşvikiyle 1972-73 döneminde İstanbul’da İleri Türk Musikisi Konservatuarı Derneği’ne, yine aynı dönemde şef Feridun DARBAZ yönetimindeki Musiki Kültür Derneği Korosu’na devam ettim. Derneğin konserlerine ve radyo programlarına sesimle katılma mutluluğunu yaşadım.

Daha sonraki yıllarda değerli bestekarımız Avni ANIL’ın sohbetlerinden ve yayınladığı “Musiki ve Nota” isimli dergilerinden yararlandım.

1976/1977 Öğretim yılında Sivas Eğitim Enstitüsü’nde öğretmen olarak müzik nazariyatı dersi ve Türk ve Batı Musikisi derslerini karşılaştırmalı olarak verdim.

1979 yılında İzmir’de şef Ayhan SÖKMEN yönetimindeki Amerikan Kültür Derneği ile şef Taner ÖZÇAĞLAYAN yönetimindeki Fransız Kültür Derneği Koro’larına devam ettim.

1984 Yılında Ankara’da Gültekin AYDOĞDU, Özgen GÜRBÜZ ve Muzaffer ŞENTUR’un yönettikleri korolara tamburumla katıldım.

-Askerlik hayatınızla birlikte müzik hayatınızı da ne kadar dolu dolu devam ettirmişsiniz. Doğrusu takdirle izlenecek bir durum. Müziğe ne çok emek verdiğiniz böylece ortaya çıkıyor. Bütün bu özverili çalışmaların ardından o güzel besteleriniz de peş peşe geliyor tabi. Biraz da besteci yönünüzden ve aldığınız ödüllerden söz edebilir miyiz?

-Evet besteler, ödüller bunlar her sanatçı gibi benim müzik hayatımın da önemli parçalarıdır.

1987 Yılında TRT Türk Tanıtma Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen “Türk Sanat Müziği Beste Yarışması”nda, sözleri Güzide TARANOĞLU’na ait “Kanımda Kıvılcım Canımda Ateş” adlı Nihâved makamındaki eserim ile birincilik ödülü aldım.

Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın 23 Nisan 1991 tarihinde tertiplediği “ Türk Müziği Çocuk Şarkıları Yarışması”nda, sözleri Halil SOYUER’e ait Acemaşîran makamındaki “Tutun Ellerimden Yüceltin Beni” adlı bestem mansiyona layık görüldü.

2003 Yılı Geleneksel Akçay Beste Yarışması’nda sözleri Halil SOYUER’e ait “Dağ Köyleri” adlı bestemle 1.lik ödülü aldım.

-Sayın Babuşçu, birbirinden güzel şarkılarınızın hepsini burada tek tek ele alıp, hangi duygularla hayata geçirdiğinizi konuşabilmeyi çok isterdim. Her biri çok sevilen, ünlü solistlerimizce okunan, radyo, televizyon ve konserlerde devamlı icra edilmekte olan eserler. Ancak sayfalarımızın yetersizliği dolayısıyla burada sadece iki tanesinden söz edebileceğiz.
Türk Müziği sevenlerin gönlünde taht kuran, güftesi size ait “Ankara’da Bekliyorum” adlı eserinizi henüz Harp Okulu öğrencisi olduğunuz dönemde bestelediğiniz doğru mu?


-Evet, doğru. Onun hikayesi şöyle;

Biz Kara Harp Okulu’na girdiğimiz zaman, orada Kuleli Askeri Lisesi’nden gelen arkadaşlar da vardı. Onların geldiği okulu biliyorsunuz. İstanbul’un en özel, en güzel yerinde. Boğaz manzarası, deniz, karşıda korular… Akla gelebilecek her türlü güzellik… Burası tamamen bina, beton yığını…Arkadaşlar İstanbul’dan sonra Ankara’ya alışmakta zorluk çekiyorlar…”Burada şu da yok, bu da yok” diye sızlanıyorlar...Derken içlerinden birisi , “Güzel bir şarkısı bile yok” gibi bir şey söyledi.

O an aklımdan, “Ben ses sanatçısı olmayı çok arzu ediyordum, olmadı. Acaba bestekar olabilir miyim?” şeklinde bir düşünce geçti… Ankara için sevimli, sıcak bir şarkı yapma arzusu duydum... İçimde bazı ilham kıvılcımları uçuşmaya başlamıştı…İşte sözleri bana ait olan Acem kürdî makamındaki bu eser, böylece çıktı ortaya.

Küçücük kalbin dilerse.
Güzel gözlerin gülerse,
Gül dudağın evet derse,
Ankara’da bekliyorum…

Çiçekleri tak saçına,
Sürmeler çek göz kaşına,
Gitmek için Gölbaşı’na,
Bak gelmeni bekliyorum.

Dört mevsim, on iki ayda,
Parlayan her dolunayda,
Çankaya’da Kızılay’da,
Gelir diye bakliyorum.


-Gerçekten çok güzel bir şarkı. Güfte de anlamlı ve güçlü. Ankara’nın gezilecek görülecek yerlerini vurgularken, duygusal bir yaklaşımla harmanlayıp sunuyor ...

O bir tek cümle sizi öylesine etkilemiş ki, hem musikimiz, hem de Ankara ayrı bir güzellik kazanmış…Emeğinize, yüreğinize sağlık...


-Teşekkür ederim.

-Biraz da, sözleri değerli şairlerimizden Güzide TARANOĞLU’na ait “Kanımda Kıvılcım Canımda Ateş” adlı güzel şarkınızdan söz edebilir miyiz?

-Efendim o beste, içinde terennüme yer veren, farklı, çok sevilen bir eser olmuştur. Bazı kişiler Müziğimizden söz ederken, “Neymiş öyle, ten nen nen…”diyerek sözüm ona eleştiride bulunurlar. Terennüm aslında son derece önemlidir.

Ben bu konuda, öyle bir beste yapmalıyım ki, terennüm yeniden gündeme gelmeli, güncel sözlerden oluşmalı, klasik olmamalı, herkes kolayca söyleyebilmeli, böyle tenkit edenler tarafından bile benimsenip, sevilmeli diye düşünerek çıktım yola.

Eserin önce terennüm kısmını besteledim. Daha sonra değerli şair Güzide TARANOĞLU’nun o güzel şiiri elime geçti. Hazırladığım terennüm ile gayet güzel uyuşuyordu. Söz ve melodinin birbirine olan uyumu içinde, işte o sevilen nihavend eser meydana geldi.


Sevinç ATAN, Güzide TARANOĞLU

-Sözleri de bestesi de harika…Bu yüzden çok sevilen bu eseriniz 1987 yılında TRT’nin Yarışması’nda hak ettiği birincilik ödülüyle taçlandırılmış…Çok ünlü solistlerimiz tarafından okunmuş, halen de okunmakta…Burada sevgili şairimiz Güzide TARANOĞLU hanımefendiyi de sevgi ve saygıyla anıyor, sizleri bir kez daha yürekten kutluyorum… Ne mutlu böyle ölümsüz eserleri musikimize armağan edenlere.

Sayın Babuşçu, bu güzel sohbet için size gönül dolusu teşekkür ederken, daha nice eserlere, nice başarılara diyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum.


-Ben de size aynı dileklerle çok teşekkür ederim...

Kanimda kıvılcım canımda ates
Dünyama sen ışık verir gibisin
O asil varlığın meleklere eş,
Cennetten süzülüp gelir gibisin

Terelel lel lerelel lel
Lerelel lel lel lelli yar (x3)
Cennetten süzülüp gelir gibisin

Tükenmez kaynaktır aşkın canımda
Huzurum sonsuzdur varsan yanımda.
Neşemde sevinçte heyecanımda
İçimde çağlayan nehir gibisin.

Sanadır içimde en sıcak hisler
Sevgimiz gönlümde gençliği besler
Aşkımla açılır güller nergisler,
Ömrümde çözülmez sihir gibisin.

Şefkatin bir başka sevgin bir başka
Sadakat sembolü olmuşsun aşka.
Destanlar yazdırır cansın aşığa
Sözlere sığmayan şiir gibisin…

Söz: Güzide Taranoğlu – Beste: Osman Babuşçu / Makam Nihâvend…


RÖPORTAJ: SEVİNÇ ATAN
FOTOĞRAFLAR: SEVİNÇ ATAN
HAZIRLAYAN: NUR ERSEN

http://www.birharf.net

Röportaj ve fotoğraflarımız site yönetiminden izinsiz kullanılamaz.

Yazarın diğer yazılarını görmek için tıklayın.
Köşe yazarlarımızı görmek için tıklayın.

Yorumlar



Yorum yazmak için buradan üye olun

Öğrenmeye gönül veren sitemiz birharf.net'e hoşgeldiniz!..